Site menu
Main » 2010 » Eylül » 17 » Olmayan bir şey isbat edilebilir mi? Mesela; zerrede hayat olmadığı isbat edilebilir mi?
9:12 PM
Olmayan bir şey isbat edilebilir mi? Mesela; zerrede hayat olmadığı isbat edilebilir mi?
Vehim: Kelime olarak; müphem ve mânasız korku, belirsiz fikir ve düşünce anlamlarına geliyor. Aynı zamanda cüz'i ve ince mânaların anlaşılmasına yarayan bir idrak kuvveti. Günümüzün tabiri ile; asılsız ve mesnetsiz kuruntu demektir. Akıl ve iradenin terbiyesine girmeyen ve insanı sürekli taciz eden bir duygudur. İnsan bu duygu sayesinde fikren ve manen teyakkuzda durur ve terakki eder. Bu duygunun esiri olmamak kaydı ile insana faydalıdır. Akıl ve kalp itminan bulsa da, bu vehim kuvveti kolay kolay teslim-i silah etmez. Ancak ilimde ve imanda yüksek makam sahibi zatlar bu duyguyu teslim-i silaha mecbur ediyorlar.

Vacip: Allah’ın varlığıdır ki, bu varlıkta değişme ve dönüşme olmaz. Her sıfat ve keyfiyet ezeli ve ebedidir. Burada imkan geçersizdir. Yani Allah şöyle iken şöyle olması acaba mümkün müdür demek, mümkün değildir. Burada vehim geçersizdir.

Mümteni: Olması ezeli ve ebedi olarak imkansız olan şeylerdir. İmkan burada da geçersizdir. Yani mümteni olan bir şey imkan dahilinde değildir. Bu sebeple akla gelebilecek bütün imkansızlar geçersizdir ve hükümsüzdür, düşünemeye değmez. Vehim bu şıkta geçersizdir.

Mümkün: Olması imkan dahilinde olan şeylerdir ki; bunun alanı geniştir. Ama bunun da olduğuna dair akli ve somut deliller gerekiyor. Akli ve somut deliller olmadan, sırf olması imkan dahilinde diye bir şeyi olmuş gibi kabul etmek, ruhi bir hastalıktır.

Mesela; Karadeniz’in şu anda pekmez denizine dönüşmesi aklen mümkündür, yani imkan dahilindedir. İmkan dahilinde olması öyle olduğu anlamına gelmiyor. Şayet onun pekmeze dönüştüğüne dair kati ve akli deliller ve işaretler varsa, o zaman Karadeniz pekmez denizine dönüşmüştür diyebiliriz. Yoksa madem mümkündür, imkan dahilindedir deyip, onu delilsiz ve ispatsız pekmez kabul etmek mantıksız ve mesnetsiz bir vehim ve kuruntu olur ki, böylelerine ruhen hasta denilir.

Her mümkünü vaki kabul etmiş olsa idik hayat çekilmez olurdu, ilim diye bir şey olmazdı. Mesela; babası gurbete gitmiş bir çocuk, "babamın feci bir şekilde ölmesi mümkündür, öyle ise ağlayayım" demesi, ne kadar hakikatsiz bir haldir. Halbuki babasının öldüğüne dair bir delil bir ispat bir emare yok, sadece imkan dahilinde diye ağlayıp sızlamak acaip bir divanelik olur.

Özet olarak; bir delil ve ispat ile sabit olmayan, imkan ve kuruntudan başka bir şey değildir; böyle kuruntuların üzerinde düşünüp ciddiye almak mantıksızlık ve vehhamlıktır. Zerrenin hayatlı olması, imkan dahilindedir; ama hayatlı olduğuna dair somut ve ilmi bir delil yoktur. Öyle ise zerrenin hayata olan imkanından hareketle, akla gelebilecek bütün ihtimal ve imkanların hepsi, vehim ve kuruntudan ibarettir.

Diğer bir husus; faraza zerrenin hayatlı olması, İlah olduğu anlamına gelmez. O zaman her hayatlının İlah olması gerekirdi. Demek İlah olmak için hayat yeterli olmuyor, İlahlık bütün kemal sıfatları üstünde isteyen bir şeydir. Kaldı ki bugün fen ilimleri atomun en ince parçacığını inceleyecek dereceye geldiği halde, herhangi bir hayat ve şuur izine rastlayamamıştır.

Views: 914 | Added by: sabri | Tags: nur, risale, zerre | Rating: 0.0/0
Total comments: 0
İsim *:
Email:
         Kod *:
Üye Girişi
Aradığını Bul
Özel Arama
İstatistik
Oyunlar

OYUNLAR
----
Click here to take survey
Search
 
 
Copyright By Sabri © 2017